Elif Şafak|aşk

65302Kitaptan

Bir taş nehre düşmeyegörsün, pek anlaşılmaz etkisi. Hafiften aralanır, dalgalanır suyun yüzeyi. Belli belirsiz bir tıp sesi çıkar; duyulmaz bile akıntının ortasında, kaybolur uğultuda. Hepi topu budur olduğu olacağı.

Ama bir de göle düşsün aynı taş… Etkisi çok daha kalıcı ve sarsıcı olur.

O taş var ya o taş, durgun suları savurur. Taşın suya değdiği yerde evvela bir halka peyda olur; halka tomurcuklanır, ol tomurcuk çiçeklenir, açar da açar, katmerlenir. Göz açıp kapayıncaya kadar, ufacık bir taş ne işler açar başa. Tüm yüzeye yayılır aksi, bir bakmışsın ki her yeri kaplamış. Çemberler çemberleri doğurur, tâ ki en son çember de kıyıya vurup yok oluncaya dek.

Nehir alışkındır karmaşaya, deli dolu akışa. Zaten çağlamak için bahane arar ya, hızlı yaşar, çabuk taşar. Atılan taşı içine alır; benimser, sindirir ve sonra da unutur kolaylıkla. Karışıklık onun doğasında var, ne de olsa. Ha bir eksik ha bir fazla.

Gel gelelim göl hazır değildir böyle aniden dalgalanmaya. Tek bir taş bile yeter onu altüst etmeye, tâ dibinden sarsmaya. Göl taşla buluştuktan sonra bir daha asla eskisi gibi olmaz, olamaz.

Kendini bildi bileli durgun bir göl gibiydi Ella Rubinstein”ın hayatı.

Kırk yaşına basmak üzereydi. Nicedir tüm alışkanlıkları, ihtiyaçları ve tercihleri tekdüzeydi. Şaşmaz bir çizgiydi günlerin akışı; öylesine yeknesak, düzenli ve sıradan…

Yayınlandı: on Haziran 4, 2009 at UTC:53 am  Yorum yapın  
Tags: , , , , ,

Aşk (a)dır

 
6787
 
Aşktır bu
Tutarsız kılandır
Hangi filme gidileceğine, hangi şarkının insanın içine işleyeceğine karar verendir
Bütün şarkıların adında, içinde, nakaratında, bestesinde, sebebinde yerini alandır
Gittiğiniz her yolun başında onu görürsünüz
Yolları kendine çıkarandır
 
ibrahim Sadri’

Vurulduğunuz, yakala – ndığınız ya da tutulduğunuz ilk anda artık kuralları koyandır
Sizden yana gibi dururken, sizi en delik deşik yerinizden vurandır
Yağmur yağar, o mu gelmiştir
Kapı çalar, onun sesidir
Radyoda şarkı duyarsınız, o söylemektedir
Gazetelerdeki resimler onun suretidir
Her gördüğünüz O dur
Her yemek onun en sevdiğidir
Yeni taşınan komşunuzdur
Bindiğiniz metro ona gitmektedir
Kediler onun dilinden konuşur
Giydiğiniz elbise onun, baktığınız aynada gördüğünüz kendisidir
Bu yüzden Aşk A dır

Neden korkuyorsanız artık korkmazsınız
Karanlık hoşunuza gider
Trafiğe gece yarılarında tersten girmeyi,
bağırarak uluorta şarkılar söylemeyi,
tanımadığınız insanlarla yarenlik etmeyi öğretir
İyi ki vardır
İyi ki öyledir
İyi ki yaşanmaktadır

Korkusuzluktur
Bütün otobüslere son anda koşarak binebilirsiniz
Vapurlara iskeleden açıldıktan sonra atlayabilirsiniz
Trenlerden dışarı sarkabilirsiniz
Nasıl olsa bir şey olmayacaktır
Nasıl olsa Aşk A dır

Anne merhametinin ötesinde, firavun gazabının üstesindedir
Aşk dağlayandır
Aşk paramparçadır
Aşk için ağlanıyorsa gözyaşı ateştir, nardır
Aşk, annedir
Kıskançtır
Dağlıdır aşk, yalnız ve kimliksiz bir derviştir

Taşları kaynatıp çorba yapan, umudunu yitirmeyendir
Aşk, acımaktır
Dayanmaktır hep
Belkidir yani Ya gelirsedir, daha çok da ya dönersedir

Bekleyen şarkıların öznesidir aşk
Madem ki gidiyorsunların tatlı telaşında son bir tesellidir
Pencere camlarının buğusuna çizilen ırmakların,
büyük ağaçların, derin yağmurların resmidir

Aşk, kimsesizdir
Öksüzdür
Annesizliğin kırılganlığıdır

Dur gitmeleri aşmışlıktır aşk
Nasılsa gidecektiri bilmektir

Meryem dir aşk
Gözyaşı kurutandır
Sonsuz elemin, büyük nefretin, tam imanın, asıl gurbetin çetelesidir

Aşk, çocuktur
Asiliğin en yakışanı, hesapsızlığın en şövalyesidir
Şaşırtandır
Garip kılandır
Bağdatın gülü,
Kahirenin avazı,
İstanbulun duruşudur

Aşk, onbir yaşında Muhammed in annesidir
Derin acılar, olmayacak sınanmalar kapısını çaldığı zaman buyur etmesini bilendir
Aşk, böyledir
Dile kolay, hayata müşküldür

Aşk, Hacer dir
Kimsenin kimseye hayrı olmadığı yerde yine de ilk akla gelendir
Sonsuz karanlıkların ortasında vurgun yemiş bir çığlıkla çerağlar yakandır
Koşmaktır Aşk
Aşk, Safa ile Merve arasıdır
Ordadır ve o kadardır
Tutunmaktır
Nasıl olsa aşk A dır

Yayınlandı: on Haziran 4, 2009 at UTC:43 am  Yorum yapın  
Tags: , , ,

Notalarımda

nota987çayı demle tanıştırdığım günler.
elimde ki yüzük elimde tuttuğum son mühürsüz bir ispat.

 askında&notasında

çalan şarkılar seni düşünürken yazdığım şiirlerin fon sesi oluyor.
Hıçkırık ve gözyaşı kasırgalarının sesleri re notasında.

Yayınlandı: on Haziran 4, 2009 at UTC:41 am  Yorum yapın  
Tags: , , ,
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.